Büyük Ölçekli Laboratuvar Projelerinde BaşarıFaktörleri
- HAKAN KARABOĞA
- 30 Ağu 2025
- 3 dakikada okunur

Planlama, iş birliği ve sürdürülebilirlik
Laboratuvarlar sağlık sistemlerinin kalbinde yer alır. Günümüzde tek bir hastanenin değil,
şehirlerin ya da bölgelerin ihtiyaçlarını karşılayan büyük ölçekli laboratuvar işletmeleri
kurulmakta. Türkiye’de son yıllarda özellikle şehir hastaneleri projeleri, bu tür dev ölçekli
laboratuvarların hayata geçirilmesinde önemli bir adım oldu. Ancak bu ölçekteki projelerin
başarıya ulaşması yalnızca teknolojik altyapıyla değil, doğru planlama, etkin iş birliği ve
sürdürülebilir yönetim modelleri ile mümkün olur.
1. Stratejik Planlama: Başarıya Giden Yolun İlk Adımı
Her büyük laboratuvar projesinin en kritik aşaması planlamadır. Yüz binlerce testin
yapılacağı, binlerce cihaz ve yüzlerce personelin yönetileceği bir sistemde hata payı yok
denecek kadar azdır.
Stratejik planlamada şu soruların net cevapları verilmelidir:
Laboratuvarın günlük test kapasitesi ne olacak?
Hangi cihaz parkı, hangi büyüklükteki yükü kaldırabilecek?
Sarf malzeme lojistiği nasıl kesintisiz yürütülecek?
Hangi veri yönetim sistemleri entegre edilecek?
İnsan kaynağı nasıl organize edilecek?
Türkiye’de özellikle kamu projelerinde planlama süreci çoğu zaman ihalelerle şekillense de,
başarılı projeler farkını burada yaratıyor: tüm paydaşları işin başında sürece dahil etmek.
2. İş Birliği: Çok Paydaşlı Yapıların Yönetimi
Büyük ölçekli laboratuvar projeleri, tek bir kurumun gücüyle yürütülemez. Burada üretici
firmalar, yazılım geliştiriciler, kamu otoriteleri, lojistik sağlayıcılar ve sağlık kurumları aynı
masada yer alır.
Başarı için kritik unsur, iş ortaklığı modelidir.
Kamu tarafı: Regülasyon ve denetim gücü
Üretici firmalar: Cihaz ve teknik servis desteği
Yazılım şirketleri: Veri ve süreç yönetimi altyapısı
İşletme şirketi: Organizasyonel bütünlük ve operasyonel süreklilik
Türkiye’de şehir hastaneleri projelerinde bu iş birliği yapısı net şekilde görülmektedir. Global
ölçekteyse “Public-Private Partnership (PPP)” modeli, büyük laboratuvar projelerinin en
yaygın uygulama biçimidir.
3. Operasyonel Çeviklik: Değişime Hazır Olmak
Sağlık sektörü dinamik bir alandır. Ani salgınlar, yeni tanı yöntemleri ya da regülasyon
değişiklikleri, laboratuvarların iş yükünü kısa sürede değiştirebilir.
Büyük ölçekli laboratuvar projelerinin başarısı, bu değişime hızlı uyum sağlayabilmesinde
yatar.
Modüler cihaz altyapısı
Esnek vardiya ve personel planlaması
Yeni test tiplerini hızla devreye alabilme kapasitesi
Pandemi döneminde Türkiye’de bu çeviklik büyük önem kazandı. Global örneklerde ise,
özellikle Almanya ve ABD’de büyük laboratuvar zincirleri, yapay zekâ tabanlı kapasite
planlama araçları kullanarak çevikliklerini artırdılar.
4. Sürdürülebilirlik: Uzun Vadeli Başarı
Büyük laboratuvar projelerinin temel farkı, yalnızca kurulup devreye alınmaları değil,
yıllarca sürdürülebilir şekilde işletilmeleridir.
Sürdürülebilirlik için:
Sarf ve cihaz maliyetlerinde uzun vadeli sözleşmeler
Personelin sürekli eğitimi
Veri yönetiminde standartların korunması
Enerji ve çevresel faktörlerin gözetilmesi
Türkiye’de sağlık sektöründe sürdürülebilirlik artık bir beklenti değil, zorunluluk. Avrupa
Birliği standartlarında da laboratuvarların çevresel etkileri (örneğin atık yönetimi) gündemde.

5. Veri ve Yazılım: Görünmeyeni Görünür Kılmak
Büyük ölçekli projelerde en çok gözden kaçan ama en kritik unsur, veri yönetimidir.
KPI bazlı raporlama
CPT (Cost per Test) analizleri
Cihaz bazlı performans izleme
Sarf malzeme tüketim trendleri
Bu veriler, yalnızca günlük operasyonu değil, stratejik kararları da yönlendirir. Global ölçekte
veri odaklı laboratuvar işletmeciliği artık standart haline gelmiştir. Türkiye’de de bu alanda
önemli adımlar atılmakta, ancak daha gidecek yol vardır.
6. Diacore’un Deneyimi
Diacore olarak biz, 20 yılı aşkın tecrübemizle birçok büyük ölçekli laboratuvar projesinde yer
aldık. Yaklaşımımız üç temel sütuna dayanıyor:
1. Proje Yönetimi Disiplini: Her projeyi uluslararası standartlara uygun planlama ve
takip sistemleriyle yürütmek.
2. İş Ortaklığı Modeli: Tüm paydaşlarla eşit ve şeffaf iş birliği kurmak.
3. Veri ve Yazılım Entegrasyonu: Görünmeyeni görünür kılan raporlama ve karar
destek sistemleri kurmak.
Bu sayede projelerimizde yalnızca kurulum değil, uzun vadeli işletme başarısı da sağlıyoruz.
Sonuç
Büyük ölçekli laboratuvar projeleri, sağlık sistemlerinin geleceğini şekillendiren en kritik
yatırımlardan biridir. Ancak bu projelerin başarısı yalnızca teknolojiden ibaret değildir.
Doğru planlama, etkin iş birliği, operasyonel çeviklik, sürdürülebilirlik ve veri odaklı
yönetim bir araya geldiğinde gerçek başarı ortaya çıkar.
Türkiye, bu alandaki tecrübeleriyle bölgesinde öncü olma potansiyeline sahiptir. Diacore’un
misyonu ise bu potansiyeli açığa çıkarmak ve global standartlarda projeler üretmektir.




Yorumlar